Lideri Anlamak ve Liderliği Tanımlamak

“Lider, ancak kendi vizyonuna uygun ve aynı ideallere sahip kişilerle birlikte olduğu zaman en az çaba karşılığında en iyi sonuçları alabilir. Liderin kendi idealleriyle uyumlu olmayan kişilerle birlikte olması, onun hareketlerini zayıflatacak ve yavaşlatacaktır” diyen Yazar, Danışman ve Eğitim Uzmanı İlhan Ürkmez, liderin üslup, karizma, nüfuz, otorite veya iktidar olmadığını belirterek, liderliği, insanları anlamak, dinlemek, sorunları ve beklentileri ile ilgilenmek ve bunlara cevap bulacak kapasitede olunduğunu göstermek olarak nitelendiriyor.

21.yüzyıl iş hayatında şirketlerin her düzeyde lidere değil, her düzeyde işini çok iyi bilen ve işinin uzmanı yöneticilere olan ihtiyacının arttığını kaydeden Ürkmez, şirketin iş sonuçlarının kalitesi, işini iyi bilen ve işini doğru yapan yöneticilerin sayısı oranında arttığını ya da işini iyi yapamayan yöneticilerin sayısı oranında azaldığını dile getiriyor. Bir kurumdaki lider ve yöneticilerin yönetim kalitesini artırmak ve başarılı bir yönetim kültürü oluşturmak adına bu gerçeğe göre davranmaları gerektiğini belirten Ürkmez, bir şirketin organizasyonel ve yönetim kalitesinin o şirketteki liderlik ve yöneticilik kalitesini aşamadığını ifade ediyor.

Orta ve alt kademe yöneticilerinin liderlik etmeden sorumlu üst yönetimdeki liderlik davranışı sergileyen liderler gibi davranış geliştirmelerinin o şirketin kurumsallaşamadığının göstergesi olarak algılanabildiğini söyleyen Ürkmez, bu sebeple orta ve alt kademe yöneticilerin önce yönetmeleri gerektiğini belirterek, yönetmeden liderlik etmeye başlanıldığı takdirde organizasyondaki hiçbir işin sağlıklı yürütülemeyeceğinin altını çiziyor.

Değişimin hızı, lider yönetici ihtiyacını artırır
İş dünyasındaki yapılar, sınırlar ve yönetim anlayışlarının her alanda görülen yeni gelişmeler ve yeni iş yapma yöntemleri sebebiyle değişime uğradığını aktaran Ürkmez, bu durumun şirketleri içeriden ve dışarıdan her türlü tehlikeye açık şirket konumuna getirdiğini kaydediyor. Bu değişimlerin yöneticilerin yeni yüzyılın bilgi ve becerileriyle donanımlı olmalarını gerektirdiğini ifade eden İlhan Ürkmez, “Değişim arttıkça başarı ile başarısızlığın arasındaki farkı belirleyen lider yöneticiye olan ihtiyaçta artar.Bir organizasyonda, değişim oranı ne kadar hızlı olursa, sorunlar da o kadar hızlı gelişir ve çoğalır.Liderin kalibresi de işte böyle durumlarda kendini gösterir.Değişim hızı, iz bırakan ve değişim yaratan lider yöneticiye olan ihtiyacı artırır ve 21.yüzyıl yöneticisinin yönetim tarzı, sonucu belirleyen bir etkiye sahiptir” diyor.

İş hayatının her kademede ve her pozisyonda liderlerin değil, işinin gereğini yapan sorumluluk sahibi yöneticilerin arandığı bir ortam olduğuna dikkat çeken Ürkmez, bugünün şirketlerinin işini çok iyi bilen ve yapan sorumluluk sahibi yöneticilere, yöneticilerinde doğru işi yapan ve yaptıran, değişim yaratan ve harekete geçirten, fark yaratan ve birleştiren, mesajı olan ve iz bırakan ve etkileme gücü yüksek sonucu değiştirecek liderlere ihtiyacı olduğunu kaydediyor.

Lider eksikliği olan şirket başarısızlığa uğrar
Bugüne kadar eğitim verdiği ve danışmanlık yaptığı bir çok şirkette en büyük sorunun şirketlerin yönetici sıkıntısı çekmesi olduğunu söyleyen Ürkmez, birçok şirketin yönetici sorununu çözemediği için lider yetiştiremediğine işaret ediyor. ”Nasıl ki bir antrenörün kazanmak için iyi oyunculardan oluşan bir takıma ihtiyacı varsa, şirketlerinde başarılı olmak için işini çok iyi bilen ve işinin uzmanı olan yöneticilerden ve iyi liderlerden oluşan bir ekibe ihtiyacı vardır” diyen Ürkmez, bir şirketin lider eksikliğinden başarısızlığa uğrayabileceğini belirtiyor. Lider eksikliğinin şirketi hareketsizleştireceğini ve bu eksikliğin hareketsiz kalan şirketi hantallaştıracağını vurgulayan Ürkmez, “Bir şirkette öncelikli olarak her kademede etkili  bir yönetim ve üst kademede örnek alınacak bir liderlik yoksa, şirketteki başarısızlıkların, olumsuz iş sonuçlarının ve düşük iş performansının bedelini şirket ödüyor demektir” diyor.

Olması gerekenden fazla liderlik ve yöneticiliğin de bir şirketi öldürebileceğine değinen Ürkmez, bu ikisi arasında o şirketin yapısına en uygun düşecek şekilde bir denge kurulması gerektiğini ifade ediyor. Böyle bir dengenin varlığının o şirketi liderlik ya da yöneticilik hastalığından da koruyacağını anlatan Ürkmez, “Aksi takdirde o şirket ya aşırı yönetilen fakat liderlik eksikliği çeken, yada aşırı liderlik yapılan fakat yöneticilik eksikliği çeken bir konumda olacaktır ki, bu durum o şirket için sonun başlangıcıdır” diye konuşuyor.Organizasyonların zorlama ile yönetilemeyeceğini belirten İlhan Ürkmez, liderlik özellikleri gerektiren bir pozisyona liderlik özellikleri göstermeyen bir yöneticinin dahil edilmesiyle o kişinin lider yapılamayacağını aktarıyor.

Şirketler, çalışanlarının lider olması için binlerce dolar harcıyor
Liderlik ve yöneticilik kavramlarının aynı yönetim yaklaşımlarını ifade etmediğini açıklayan Ürkmez, günümüz iş dünyasının hızlı gelişen ve farklılaşan yönetim yaklaşımları içinde bu iki kavramın birbirinin içine geçmiş durumda olduğunu özetliyor. Yöneticilik ve liderliğin şirket çalışanlarını organize etmenin, kaynakları koordine ederek yönetmenin iki farklı biçimi olduğunu ifade eden Ürkmez, “Hem yöneticilik hem de liderlik insanlarla çalışmakla, onları yönetmekle ve yönlendirmekle, harekete geçirip hedef odaklı çalışmalarını sağlamakla ve sonuç almakla ilgilidir. Bu sebepten dolayı insan yönetmekle ilgili her türlü araç hem yöneticilik hemde liderlik için geçerlidir. Her ikisi de aynı araçları kullanır. Bu araçların kullanılma biçimleri farklı olabilir. Her ikisi için geçerli olan araçların kullanımındaki ve yorumlanarak uygulanmasındaki farklılık yöneticiyi `yönetici` ve lideri de `lider` yapar”, diyor.

Günümüzde herkesin lider olma çabası içinde olduğunu vurgulayan Ürkmez, şirketlerin ciddi bir eğitim ihtiyaç analizi yapmadan bütün çalışanlarının birer lider olması için binlerce doları liderlik eğitimlerine harcadıklarını dile getiriyor. Liderliğin bu kadar popüler olduğu bir ortamda  hiç kimsenin yönetici olmayı istemediğini de belirten Ürkmez, yöneticilerin bile liderlik eğitimlerinden sonra yöneticiliğin pasif bir görev olduğunu anlayarak, yönetici kimliğini inkar ettiklerini ve iyi bir lider olduklarını savunduklarını anlatıyor.

Lider kimdir?, Ne Yapar?, Ne yapmalıdır?

§    Lider, beş yıldızlı şirket hedefini, üç yıldızlı yönetim sistemiyle, iki yıldızlı şirket kültürüyle ve bir yıldızlı insan kalitesiyle gerçekleştiremeyeceğini bilen kişidir.

§    Lider bir mıknatıs gibidir. İyi bir lider iyi çalışanları, kötü bir lider ise kötü çalışanları kendine doğru çeker.

§    Gerçek lider; yönettiği ekip içinde ve organizasyon genelinde “unutulanlar sınıfı” yaratmayan ve yaratılmasına da izin vermeyen kişidir.

§    Lider, ortamdaki belirsizlik üzerinde yükselir ve liderlik etmesi ile ilgili meşru gücünü bu belirsizliği yönetmedeki, azaltarak rafine etmedeki başarısından alır.

§    Lider, herkesin paniklediği ve baskı altında kalarak şaşkınlık yaşadığı bir anda sakin kalmayı başarabilen ve baskı altında doğru kararı verebilecek olgunlukta olan kişidir.

§    Sıradan liderler genelleyerek, iz bırakan ve değişim yaratan liderler ise bireyselleştirerek ve özelleştirerek yönetir.

§    Liderin görevi; sorunları engellemek değil, organizasyonun sorunları çözme yeteneğini geliştirmektir.

§    İz bırakan ve değişim yaratan liderlik davranışı sorun yaratmaz, çözer ve sorunun olmasına sebebiyet vermez, önler.

§    Lider sistemi koruyan ve sisteme uyarak yöneten değil, gerek gördüğünde değiştiren ve değişim yaratarak sistemi geliştiren kişidir.

§    İyi bir çalışan kötü bir liderin yönetiminde mecbur olduğundan daha uzun süre kalmaz.

§    Ekibin üyeleri, liderlerinin kendileri ile ne denli ilgilendiğini ve kendilerini ne kadar önemsediğini bilene kadar, liderlerinin ne bildiğini ve ne yapmak istediğini önemsemezler.